1942 Depremi

1942 Depremi / Bigadiç Dergisi / Nisan 1995 Sayısı / Bilgi Peşinde / 5 Kasım 1942 Günü Yatsı namazı sırasında Bigadiç'te büyük bir zelzele meydana gelir. İnsanlar panik halinde feryat ederek evlerinden sokaklara fırlarlar. Sarsıntılar hiç kesilmeden (toplam 51 defa) sabaha kadar devam etmiştir.

1942 Depremi 

Ben değilim, Ağlayan Gözlerim

5 Kasım 1942 Günü Yatsı namazı sırasında Bigadiç'te büyük bir zelzele meydana gelir. İnsanlar panik halinde feryat ederek evlerinden sokaklara fırlarlar. Sarsıntılar hiç kesilmeden (toplam 51 defa) sabaha kadar devam etmiştir.

Kasımpaşa (Ulu cami) Camisi hariç bütün cami ve minarelerle birlikte, 1000 civarında ev yıkılmıştır. En büyük teselli, yaralılar olmakla birlikte yaşlı bir kadın dışında fazla can kaybı olmayışıdır. Hemen o gece Balıkesir Valisi Recai Güreli beraberinde doktorlar ve hastahane arabası olduğu halde Bigadiç'e gelmiştir. Depremden sonra evlere girilememesi münasebetiyle, Kızılay tarafından ve mahalli imkanlarla başta Namazgah olmak üzere sekiz yere çadırlar ve barakalar kurulmuştur.

Jeolog Prof. Dr. Şevket Birand'ın daha sonra yerinde yaptığı tetkikler sonucu, deprem merkez üssünün Bigadiç olduğu anlaşılmıştır.

Depremden çok kısa bir süre sonra Reisicumhur İsmet İnönü Bigadiç halkının acılarını paylaşmak ve meydana gelen tahribatı yerinde görmek amacı ile (kasım ayı sonunda) Bigadiç'e gelmiştir. İsmet Paşa yanında Balıkesir milletvekili Sındırgılı Süreyya Örgeevren, Balıkesir Valisi Recai Güreli, dönemin Balıkesir milletvekilleri, askeri ve mülki erkan olduğu halde kasabamıza gelmiştir. Kasaba girişinde Belediye Reisi İsmail Özmen ve Mahiye Müdürü Muhlis Atalı ile şehrin ileri gelenleri tarafından karşılanır. 

Önceden halı ve kilimler döşenmiş yoldan geçerek hükümetin (şimdiki belediyeye ait olan garaj kahvesi) bahçesinde hazırlanmış olan barakaya gelirler. Barakada fazla kalmayan İsmet Paşa, Namazgâh'a doğru ilerledi. Namazgâh duvarı dibindeki çadırda "Dolmaların Hatice Nineyi" görerek ona:
- Nasılsın Valide? Geçmiş olsun. Bir ihtiyacınız var mı? diye sorar ve cevaben:
- Sağol, iyiyim. Sizi aramızda gördük daha iyi olduk. Allah seni başımızdan eksik etmesin, deyince İsmet Paşa bu cevaptan çok memnun olur. Aynı gün Sındırgı'ya da giden İsmet Paşa orada Anadolu Ajansı'na bir demeç verir. Bu demeci aynı gün öğle haberlerinde şu şekliyle yayınlanır:
- Zelzele dolayısıyla Bigadiç'i ziyaret ettim. Babayiğit Bigadiç ahalisini deprem ve soğuğa rağmen çok metin gördüm. Hasar gören bu kasabayı inci gibi bir belde yapacağız.
Bu demeç ileride Bigadiç'in ilçe olmasını kolaylaştıracaktır. Aynı gün tekrar Bigadiç'e dönen ismet Paşa'yı ellerinde çiçeklerle iki okul çocuğu Namazgâh civarında karşılar ve sonra Balıkesir'e geçer.

Bu gelişmelerden sonra, Bigadiç'te yoğun bir imar faaliyeti başlayacaktır. Ankara'dan 140.000.-TL para, 23 ton çivi ve 400 m3 kereste gelecek, deprem evleri, beton köprü ve yeni hükümet konağı ile camiler yeniden inşa edilecektir. İmar faaliyeti ile birlikte diğer gelişmeleri o günkü Balıkesir mahalli basınından izleyelim:

"Bigadiç Notlan...

Biz oraya varmadan hava kararmıştı. Menzile kadar bir tünel gibi uzayan gece içinde yol aldık. Karanlık, hafızamda sıcak hatıralarını kımıldar bulduğum, bu yıkık kasabanın gece siluetine, bir garipler mezarlığı hali veriyordu. Karanlığa gittikçe alışmaya başlayan gözlerimizle, bir gece evvelki facianın dehşetini ölçebiliyorduk. Yer sansıntısı Bigadiç'i harabe haline koymuştu.

Bizi çadırlardan birine aldılar. İçeride de dışardaki gibi tatsız sessizliğe muvazi sönük bir hayat vardı. Çadır direğine asılı gemici feneri, isli bir aydınlık dağıtıyordu. Ve burada her şey insana göçebelik hatırlatıyordu. Şu köşedeki deşilmiş bir karına benzeyen yatak, gözlerimiz önünde umumiyetle bir bekar odası perişanlığı seren bütün bu dağınıklık bana bu tahassüsü getirmekteydi.

Sanki bu gelişigüzel atılıvermiş eşyalar batan bir gemiden sonra su üstünde yüzen tahta parçası, cankurtaran simidi ve insan cesetleri kabilinden cansız enkazlardı. Ve şimdi çilekeş Bigadiç, bacasından duman tütmeyen kazazede bir transatlantik gibi toprak üstüne serilmiş yatıyordu."

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com


Diğer Web Sitelerimiz