Çömlek Hoca
Çömlek Hoca ve ailesi / Bigadiç Dergisi / Bilgi Peşinde / www.bilgipesinde.com / 1871 yılında dünyaya gelen Çömlek Hoca'nın asıl adı Hakkı'dır. Babası Şakır oğlu Hafız Mehmet Ali Efendi, annesi ise Zeliha Hanım'dır. Aslen Çömlekçi Köyü'nden olmakla bu lâkabı taşıdığı söylenir. Ayrıca çömlek kebabını yapmada gösterdiği maharetinden dolayı bu isimle anıldığı da söylenmektedir.
ÇÖMLEK HOCA VE AİLESİ
1871 yılında dünyaya gelen Çömlek Hoca'nın asıl adı Hakkı'dır. Babası Şakır oğlu Hafız Mehmet Ali Efendi, annesi ise Zeliha Hanım'dır. Aslen Çömlekçi Köyü'nden olmakla bu lâkabı taşıdığı söylenir. Ayrıca çömlek kebabını yapmada gösterdiği maharetinden dolayı bu isimle anıldığı da söylenmektedir.
Balıkesir'li Kuva-i Millîyeci meşhur Abdülgafur Hoca'nın samimi arkadaşıymış. Beraber erfene sohbetlerinde bulundukları gibi, Abdülgafur Hoca Bigadiç'e geldiğinde ona çömlek kebabı yaparmış.
Kesin tarihleri bilinmemekle beraber Bigadiç Rüştiyesi'nde öğretmenlik ve Yeşilli Camii'nde imamlık yapmış, evinde de uzun müddet hafız yetiştirmiştir. Yetiştirdiği hafızlar arasında eski Ulu Cami imamı Hafız Lütfü Çakır, Turfurlarlı Hafız Osman Turfal, Hafız Atıf Saylan ve Hafız Haşan Gülümser sayılabilir.
1920 yılında vefat eden Çömlek Hoca'nın Muharrem (1900-1976), Ayşe (1907-1967) (Mehmet ve İsmail Ulubak'ın anneleri) ve Mesut (1912-1983) isminde üç çocuğu olmuştur.
Hafız Muharrem Çömlek manifatura tüccarıydı. Hafızlığını babasından öğrenmiştir. Kısa bir süre için Çitlenbik Camii'nde (Havva Hatun Camii) imamlık yapmış, kardeşi Mesut da müezzinlik yapmıştır. Belediye Reisi Ömer Efendi'nin (Erkal) vefatı üzerine 1947 yılında Belediye Meclisi tarafından dışarıdan tayinle İlk defa Belediye Başkanlığına getirildi. Daha sonra yapılan seçimleri kazanarak 1952 yılına kadar Belediye Başkanlığını sürdürdü. Başlıca hizmetleri şunlardır:
I. Yayla Suyu, binbir zorlukla şehre tenekelerle getirilirken, ilk defa 1950 başlarında borularla şehre getirilip, Namazgah yanına bir çeşme yapıldı. Bugün halâ akmakta olan bu ilk yayla suyu çeşmesinin şehre getirilmesi o zaman büyük yankı yapmıştır.
II. O zamana kadar şehir sokakları petrol lâmbalarıyla (Fenerci Şükrü ve Fenerci Ali tarafından yakılan) aydınlatılırken 1950 başında ilk dizel jeneratör getirildi. Çekoslavak malı Skoda marka bu Jeneratör, İller Bankası kredisiyle İstanbullu müteahhit Mehmet Kavala tarafından yapıldı. Jeneratör yapımında iki Rum teknisyen de görev aldı. 120 Kw.'lık bu santral Dahiliye Vekili Prof. Emin Erişirgil'in (Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim üyesi), Balıkesir Valisi ve diğer yetkililerin katıldığı büyük bir törenle hizmete girdi.
III. İzmir-İstanbul yolu için Atatürk Caddesi'nde ve Hitay Caddesi’nde istimlâk çalışmaları yapıldı. Çarşı içinde dağınık biçimde bulunan demirci ve arabacı imalâthane ve dükkanlarını, Çavuş Mahallesi Kadı Camisi (Şerif Paşa Camisi) yanındaki meydanda topluca biraraya getirdi. Eski hükümet konağı yıkılarak temizlenmiş ve orada güzel bir açıkhava kahvehanesi yapılmıştır.
1940'dan evvel bazı şahıslar otobüs almış, Balıkesir-Bigadiç arasında taşımacılık yapıyordu, ikinci Dünya Harbi şartlarının getirdiği yedek parça problemi dolayısıyla ulaşım aksadı. 1949 yılında Muharrem Çömlek'in Belediye Başkanlığı sırasında Ankara'dan verilen tahsisli otobüs ve daha sonra alınan ikinci otobüsle, Belediye ulaşım sorununu çözdü. Otobüslerden birinin adı Selamet, diğeri ise Metanet idi. Selamet'in şoförü "Nori Ahmet", muavini "Dingin Mehmet", Metanet'in şoförü ise "Alaca" ve muavini de "Felek Memet"tİ.
Bu otobüsler her cumartesi günü sabah erkenden Sındırgı Pazarı'na gider, ayrıca hergün sabah Balıkesir'e akşam Bigadiç'e dönerlerdi. Belediye'nin önemli bir kamu hizmeti olarak, bu faaliyet o zaman vatandaşın ticari ve idari işlerinde büyük kolaylık sağlamıştır.
Muharrem Çömlek Belediye Başkanlığı sırasında hap halka yakın olmuş, her yerde hemşehrileriyle birlikte, içli dışlı olmuş, esnaf olmasının etkisiyle pratik uygulamalar geliştirip, halkın işini kolaylaştırmıştır. Belediye Başkanlığını müteakip işi dolayısıyla Balıkesir'e yerleşmiştir.
Kardeşi Mesut Çömlek ise ağabeyi gibi manifaturacılık yapmış, hoş sohbet nüktedan bir insandı. Mesut Çömlek bir gün Sındırgı Pazarı'na gitmiş, pazarda köylülere yorgan satmaya çalışıyormuş. Ancak köylülerde fazla para olmadığı için arzu ettiği kadar satış yapamıyormuş. Müşterinin birisine ısrarla yorgan satmaya çalışmış ise de mümkün olmayınca adamı yere yatırıp, üstüne yorganı zorla örtmüş. Adam da almak istemediği için ayaklarını gerdirerek yorganın dışına çıkarmaya uğraşınca ayağına bir tekme vurmuş. Adam, "ne oluyor?" diyince de Mesut Çömlek "Ayağını yorgana göre uzat!.." demiş.
Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com